Yukarı Çık

Bilimsel Cilt Analizi Bilmeden Kimse Kozmetik Kullanmasın

Şimdi size yön gösterebilecek cildiniz tanımanızı sağlayacak bilgiler vereceğim, yalnız bunun bilimsel analiz yerin geçmeyeceğini bilerek faydalanmalısınız.

Cilt tipleri

Cilt tiplerini normal, kuru, yağlı, normal, karma, hassas ve olgun olarak ele alacağız.

Cilt tipi, sabit ve değişmez bir özellik değildir. İklim, yaş, hormonal değişmeler ve daha birçok faktörden etkilenebilir ve karakterini değiştirebilir. Cilt tipleri genelde karakteristiklerini 13-30 yaş arasında daha çok gösterirler.

Kuru Cilt

Yağ ifrazatı az olan bir cilt tipidir. İnce yapılıdır. Rengi solgundur. Kuruma ile beraber göz çevrelerinde kalıcı ince çizgiler oluşur. Gözle görülebilecek şekilde gözenekleri yoktur, düzgün bir dokuya sahiptirler. Genellikle pul pul dökülmeler, kılcal damar zayıflığından dolayı da çatlamalar gözükebilir. Cildin genel görünümü büzülmüş ve kurudur, kaşlarda da kepek gözükür.

Kuru cilt, ilerleyen zamanla kendini hassaslaştırmış cilt yapısına dönüşebilir ve nemsizleştirebilir. Yaş olgunlaştıkça ciltteki yağ ve lipit değeri azalacağından, cildin su tutma kapasitesi de azalacaktır. Bu durumda cilt kuru ve nemsiz kalır. Dış faktörlerden oluşabilecek kuruma, yağ üretiminin az olmasından, rüzgâr veya güneşe maruz kalınmasından, iklim şartlarından, yoğun sabun ve deterjan tarzında ürün kullanılmasından, C, E ve F vitamin eksikliğinden kaynaklanabilir. Nemsiz cilt de kuru cilt belirtilerini gösterebileceğinden dolayı iki cilt tipi ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Nemsiz cilt için seçilen ürünler, A ve E vitamini, bitkisel yağlar, sakinleştirici otlar içermelidir. Temizleme sırasında çok sert ürünler değil de cildin yağını azaltmayacak ürünler tercih edilmelidir.

Yağlı Cilt

Yağ ifrazatı fazla olan cilt tipidir. Kalın yüzeye sahiptir. Tıkanık görünümlüdür. Yağlanmanın olmasından, ciltte parlak bir görünüm vardır. Özellikle T bölgesinde (burun, çene, alın) açık gözenekler oluşur. Bu tarz cilt tiplerinde siyah nokta oluşumu ve sivilceler (pastul) kendini gösterir. Kist ve büyük sivilceler de oluşabilir. Cildin genel görünümü kızarık ve pürüzlüdür. Gözeneklerin tıkanması sonucu veya hijyen eksikliğine ve hormonal dengesizliğe bağlı olarak da cilt yağlanabilir.

Yağlı cilde sahip kişilerin yaptığı yanlışlardan biri, hep cildin yağını azaltacak yoğun temizleyici ürünler kullanmalarıdır. Bu şekilde cildin nem seviyesi bozulur, kurur, hassaslaşır ve ph dengesi bozulur.

Yağlı ciltler için ürün alırken dikkat edilecek en önemli nokta, temizleme ürünlerinin cildi kurutacak kadar yoğun deterjan maddeleri içermemeleridir. Antiseptik etkili formüller tercih edilmeli ki cildin sterilizasyonu tam sağlanabilsin. Örneğin çay ağacı özlü bir temizleme formunu kullanabilirler. Yağlı ciltlerde ilerleyen dönemlerde sarkma oluşabileceğinden, C ve A vitaminli kremleri tercih edebilirler.

Normal Cilt

Çok az insanda bulunan cilt tipidir. Yumuşak, berrak, renk dağılımı eşit, gergin, sıkı, pürüzsüz, lekesiz ve esnektir. Dokunmaya karşı yumuşak ve kaygandır. Epidermis (ölü üst katman) ortalama kalınlıktadır. Elastikiyeti yüksektir. Ciltte bozulma, nadiren yaş ilerledikçe görülür. Ne parlak ne de donuk, ne çok yağlı ne de çok kurudur. Güneşe, rüzgâra, aşırı derecede soğuğa maruz kalmak, kötü beslenme ve hormonal değişimlerin cilt tipini de değiştirebileceği göz önünde tutularak bakım ihmal edilmemelidir.

Normal ciltler, bakımı sistemli şekilde yapıp, E vitamini yoğun olan ürünleri tercih edebilirler.

Karma Cilt

Yağlı/normal ve kuru/normal olmak üzere iki tür karma cilt vardır. Yağlı/normal karma ciltlerde, T bölgesi (alın, çene, burun) yağlı, geri kalan kısımlar normal nem seviyesindedir.

Kuru/normal karma ciltlerde ise T bölgesi normal, yanaklarda kurumalar (pul pul dökülmeler) görülebilir.

Karma ciltlerde uygulama yapılırken bölgesel ele alınmalıdır. Kuru bölgeler nemlendirilecek, yağlı bölgelerin de yağ ifrazatı giderilecek şekilde ürün kullanılması gerekmektedir.

Karma ciltlerin ürün seçerken dikkat etmesi gereken nokta, ürünün cildi yormamasıdır. Formül hem yumuşak, hem iyi bir temizleyici olmalıdır. T bölgesindeki yağlanmayı yok edeyim derken, yanak bölgesinde kurumayı arttırmamalıdır. A ve D vitaminli ürünler tercih edilebilir.

Hassas Cilt

5 kişiye “cildiniz nasıl?” diye sorsak, 3’ü “hassas” der. Fakat hassasiyetlik sanıldığı derece yaygın değildir. Çünkü herhangi bir kozmetik ilk sürüldüğü andan itibaren reaksiyon verir, cilt kolaylıkla tahriş olur. Eğer cildiniz kozmetik ürünlerini kabul etmeyip kızarma ve yanma gibi belirtiler veriyorsa, o zaman hassas cilt tipi diyebiliriz.

Hassas ciltlerin görünümü ince ve şeffaftır. Gözenekleri küçüktür. Kılcal damarlar, yüzeyde ve ince olduğu için dış uyarıcılar karşısında (ısı değişimi, rüzgâr, güneş, alkol, baharatlı yiyecekler) çabuk kızarır ve alerjik tepkiler gösterir. Dış etkenlere karşı korumasızdır. Genelde kuru ciltlerde oluşur. Gittikçe sigara kâğıdı kadar ince bir görüntü verir.

İklim değişiklikleri ve stres, hassas ciltli kişilerde hemen reaksiyon gösterir. Bu dönemsel bir durum ise, o zaman kişide o dönem hassaslaşmış cilt tipi adı altında bakım yapmalıyız. Bu dönemde cildin doğal yapısını bozabilecek her şeyden kaçınmak gerekir. Cildin ph’ını stabil tutmak önemlidir.

Alerjik ciltler ise daha agresif tepkiler verirler. Oluşan kızarıklıklar 2 hafta kadar dahi sürebilirler. Bu tarz cilt tipleri mutlaka hekime danışmalıdır. Ayrıca yaşam koşullarını gözden geçirip stresten uzak kalmalıdırlar.

Bir de kuperozlu (kılcal damar sorunu olan) hassas ciltler vardır. Bu tip ciltlerin üst düzeyinde bulunan kılcal damarlar zayıflayarak çatlar, bunun sonucu şeffaf ve hassas olan ciltlerde çatlamış damarlar, dışarıdan kızarıklık olarak görülür. Yanak, alın ve burun bölgesi kızarık; cildin genel görünümü pembedir. Aşırı sıcak ve soğuğa karşı çok tepki verir, salgılaması azdır, cilt yapısı incelmiştir. Hassas cilde sahip olanlar, tıbbi papatya içeren formları kullanabilirler. E vitamini nem değerini yükseltir ve cildin savunması artırır. Hassas ciltlerde çok ürün kullanıp, cilt yorulmamalıdır.

Olgun Cilt

Genç görünümünü kaybetmiş cilt tipidir. 35 yaşından itibaren hücre yenilenmesi azaldığından, elastikiyet kaybı görülmeye başlar. Bu dönede cildin yaşlanma sürecine dönüşmemesi için cilt bakımlarının ihmal edilmemesi gerekmektedir. Kurumuş yani susuz kalmış ciltler, özellikle menopoz ve sonrasında görülür. Yağ ifrazı ve doğal nem kaybı, dış etkenler (rüzgâr, güneş vb) sebebiyle oluşur. Cildin kuruluğu belirgindir. Elastikiyet kaybı da kendini iyice belli eder. Ciltte kırışıklık, hormonal değişmeler, yanlış beslenme ve yaş faktörü ile oluşur. Belirgin ve derin çizgiler, genel kuruluk ve sarkmalar meydana gelir, cilt cansızdır.