Yukarı Çık

Saç Bakımı

Canlı, Parlak ve Beyazlamayan Saçlar Bir Hazinedir!

Sağlıklı Saç Nasıl Olur?

Saçlar, ‘keratin’ adı verilen proteinlerden oluşan ölü hücrelerdir. Cildin dermis tabakasındaki canlı kökten uzayarak gelir. Bir canlı gibi doğar, büyür, ölür ve yerine birisi gelir...

Saçın telleri bir büyüme süresinden geçer ve bir dinlenme süreci ardından da yeni saç çıkması ile dökülürler. Uzama aşamasında saç 2-3 yıl boyunca kökünden beslenerek sürekli olarak uzar, ardından kök uykuya dalıp saç üretmemeye başlar ve büzüşerek saçı olduğu yerde bırakır. Bu dinlenme aşamasıdır. Yaklaşık 6 hafta sonra kök yeniden uyanır ve saç üretmeye başlar. Eski saçlar tarama ile dökülür.

Fazla Saç Dökülmesinin Sebepleri Neler?

Saçın dış tabakanın aşınması, saç uçlarının çatallanması, kırılması ve zarar görmesiyle saç uçları kurur, tarama sırasında tarakta saç kalır ve saçlar dökülür. Bu sorunlara daha çok kimyasal uygulanmalar yani perma, boya, fön gibi işlemler; havuzlardaki klorlu sular ve güneşlenme sırasında yoğun UV ışınları neden olurlar.

Kadın tipi saç dökülmesi sık rastlanan bir durumdur. Saçlar genellikle tepede veya yanlarda azalmaya başlar. Bu durum saç tellerinin ömrünün kısaldığının ve dökülen saçların yerine yenisinin çıkmadığının işaretidir. Bu tip saç dökülmesine ‘alopezi’ denir. Dökülme, menopoz döneminde artış gösterebilir, bazı kişilerde ergenlik döneminden hemen sonra da gözükebilir. 100 saç teli dökülmesi normaldir. Çok sebum salgılanıyorsa yağlı saç, az sebum salgılanıyorsa kuru saç ve eğer epidermisten attığımız deri gözle görülecek kadar büyükse kepekli saç diyoruz.

Saç dökülmesine karşı alınabilecek önlemler şunlardır:
  • Uygun beslenmeyle saçların desteklenmesi
  • Uygun şampuan veya doğal (zeytinyağlı, bıttım vb) sabun kullanımı
  • Aromaterapi uygulamaları
  • Kimyasal/sentetik madde içeren saç ürünlerinden uzak durulması
Kepek (Seborrheic Dermatitis) Nedir?

Bir cilt sorunudur. Saç derisinde kaşıntıya sebep olan kırmızı veya gri lekeli pullar şeklinde oluşur. Vücudun diğer bölgelerini de (kaşlar, göğüs bölgesi vb) etkileyebilir. Etkilenmiş bölgeler kızarır, kaşınır ve tahriş olur. Seborrheic dermatitis’e yani kepeklenmeye neyin sebep olduğu bilinmemekle beraber, aile geçmişlerinde hastalığın görüldüğü kişilerde daha sık oluşmaktadır. Modern tıp bilgileri dâhilinde kontrol altına alınabilir fakat tamamen tedavi edilemediği belirtilmektedir. Kepek şampuanları ve bazı ilaçlar kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.

Stres, ruhsal çöküntüler ve soğuk hava yanmaların fazlalaşmasına neden olabilir. Alkol içeren saç bakım ürünleri kullanmak da durumu şiddetlendirebilir. Diğer bazı cilt sorunlarının varlığı da kepek oluşmasına katkı yapıyor olabilir.

Saçlar Neden Beyazlar?

İlerleyen yaşlarda saçlarımızda ortaya çıkan beyazlama sorunu, son dönemlerde daha genç yaşlarda karşımıza çıkmaktadır. Genetik faktörlerin büyük etkisi yanında stres, sigara, sigara dumanı, çevresel kirlilik, B vitamini eksikliği, şok ve travma, zararlı UV ışınları saçların genç yaşta beyazlamasına sebep olmaktadır.

Saçlarımızın beyazlaştıkça verdiği yaşlanma duygusuna karşı saç boyaları ile bir çözüm şekli sıkça tercih edilmektedir. Kullanılan saç boyları içerisinde bulunan kimyasal bileşiklerin vücudumuza verdiği zarar defalarca kanıtlanmıştır.

Saçlarımızın beyazlamasına ve dökülmesine karşı uzun yıllardan beri geleneksel yöntemler hala kullanılmaktadır. Saclara renk veren bitki ve bitki yağları bu anlamda önemlidir.

Saçlarımıza ve tenimize renk veren pigmentlerdir. Bunlar vücudumuzda bulunan melanositlerin hücrelerimizde melanin üretmesiyle oluşur.

Bu üretim etkinliği kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Vücutlarında melanin üretimi yüksek olan ve dolayısıyla pigment oranı yüksek kişilerin ten renkleri esmer olmaktadır. Saçlarımız içinde bu denklem geçerlidir.

Melanositler, yetersiz beslenme, stres veya dışarıdan gelen kötü faktörler sonucu pigment üretimine son verebilirler. Pigment azaldığından saçlar beyaz ile gri arasında bir renk alır.

Beyazlamış Saçları Eski Rengine Dönüştürmek Mümkün mü?

Geleneksel yöntemlerde kadınların, beyazlayan kaşlarına ceviz içini ateşe gösterip sürerken, saçları için çörekotu yağı, ceviz yağı, havuç tohumu yağı ve ısırgan tohumu yağını kullandıkları bilinmektedir.

Günümüzde bilimsel araştırmalarda ortaya çıkan bilgiler de bu yağların saçlar üzerindeki olumlu etkisini doğrulamaktadır.

Ceviz yağı, betakaroten ve omega-3 içerdiğinden melanin pigmentini çoğaltmaktadır.

Isırgan tohumu yağı, karotenoid yani renk pigmenti ve protein içerir. Bu saçın büyük bir bölümü proteinden oluştuğundan saçın güçlü kalmasına destek verecektir.

Çörekotu yağı, omega-3 bakımından zengin olup, kepeklenmeye karşı etki oluşturuyor. Kan dolaşımını da destekleyeceğinden saçın ana renginde çıkmasını sağlıyor.

Havuç tohumu yağının içeriğindeki betakaroten, melanin pigmentini çoğaltıyor. Ayrıca Japonya’da yetişen ‘wasabia japonica’ adlı bitkinin, beyaz saçların kendi rengine dönmesi için kullanılması da halen devam etmektedir. Wasabia, B vitamini içerir, kan dolaşımı uyarır. Doğal kozmetik ürünlere eklenerek kullanıldığında, saçlardaki renk pigmentini artır. Dolayısıyla saçların kendi renginde kalmasını sağlar.