Yukarı Çık

Seda Sakacı, Serdem Çoşkun Ropörtajı

Çok köpüren sabun ve güneş yanyana gelirse işte o zaman yandın

Kimyasal atık deposu gibiyiz... Yeni nesil doğuştan yaşlı, yaşlılarımız gençlerimizden daha sağlam maşallah...

Neden mi? Çünkü onların zamanında bu kadar genetiği bozulmuş ya da hormonlu gıda ve temel ihtiyaç malzemeleri yoktu. Tabiat eczanesi varlığını sürdüyor ve üzerine düşeni alnının akıyla yapıyordu. Kocakarı talkımlarından değil, bilir kişilerin yöntemlerinden söz ediyorum.

Cilt kanseri bu denli yaygın olmamakla beraber, kilo sorunu da bu kadar gündemde değildi. Doğru bildiğimiz ve kendimize uyguladığımız o kadar çok yanlış var ki...

Köpüren sabunların kimyasal maddelerinin çok olması sebepli köpürme ihtimalinin yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum.

Herkesin ağzında bir ‘Serbest Radikaller' söylemi dolaşıyor. Peki bunun ne anlama geldiğinden haberiniz var mı? Artık neden daha erken yaşlanıyoruz? Güneş hangi hallerde yaşlanmaya sebebiyet veriyor?

Aklımda beliren daha bir sürü soru var. Bu anlamda dalında çok başarılı bir isime söyleşi gerçekleştirmek amaçlı misafir olduk. İşte ‘Tibbi bitkiler ve kozmetik uzmanı' Seda Sakacı ile yaptığımız soru cevap şeklindeki sohbetimiz;

1. Gelişen teknoloji ve geriliyen doğallık cildimizde erken yaşlanmaya yol açıyor mu?

Teknoloji ile birlikte herşey ayağımıza sunuldu fakat tükettiğimiz gıdalar kullandığımız kozmetikler ve daha biri sürü ürünlerdeki koruyucu dediğimiz sentetik maddeler raf ömrünü uzatırken bizlerin raf ömürlerini kısaltmaktadır. Evet ürünler teknoloji sayesinde hemen ulaşılabilir hale geldi ama insan sağlığını tehdit edecek nitelikler de taşımaya başladı.Bu durum tabiki erken yaşlanmaya sebebiyet vermektedir.

2. Cilte dış etkenlerin yol açtığı yaşlanmayı nasıl yavaşlatabiliriz?

Cildimiz içerden beslenir dışarıdan desteklenir.Ve ayrıca yaşlanmayı önlemek amaçlı ,yaz aylarında öğlen güneşinden kaçınınız. Özellikle 11.00 ile 15.00 saatleri arasında güneş ışınları çok güçlüdür. Gölge yerleri seçin ve başınızı örtün. Güneş gözlüğü kullanın, gözlerinizi koruyun.

Bol bol su içiniz, yaz aylarında su miktarını arttırınız. Bunu sıradan bir uyarı olarak görmeyin ve suyun cildinize sağlayabileceği yararlardan faydalanın

Ayrıca antioksidanlar, vitaminler ve mineraller de erken yaşlanmayı önler ve bizi sağlıklı tutar. Tüm bu saydıklarımızı kafamıza göre değil muhakkak bir sağlık profesyoneli tarafından önerildiği şekilde kullanmalıyız. Cildimize yapılacak doğru dozda vitamin ve antioksidan uygulamaları cildimiz için oluşacak sağlıksız yaşlanmayı önleyecektir. Uygulamalar ciltteki sarkmaları, esneklik kaybını, matlığı, kırışıklıkları önlemeye yardımcı olacaktır.

3. Erken yaşlanmaya sebep olan 'Serbest Radikal' nelerdir ve ne anlama geliyor?

Serbest radikaller vücuttaki doğal tepkime molekülleridir. Hava kirliliği, sigara, şehir hayatı, kimyasallar toksinler, radyasyon, okside olmuş yağlar, vücutta serbest radikalleri ürettirir. Bunlara ‘Saldırgan, haydut' moleküller de diyebiliriz aslında. Vücut bu molekülleri nötralize edecek durumda olmalıdır, bu da vücuttaki enzimler ve vitaminlerle gerçekleşir. Ancak yaşlandıkça savunma sistemi düşeceğinden savunması yok olacaktır ve yenileme süreci azalacaktır. Yetersiz kalınan bu durumlarda devreye ‘Antioksidanlar' girer.Antioksdanlar serbest radikalleri etkisiz hale getirebilecek en iyi ajanlardandır.

Beslenme, serbest radikallerin zararlarını en aza indirir. 30 yaşından sonra hücre yenilenmesinin azaldığını düşünürsek bu dönemde cildimize iyi bakmamız gerekmektedir. Çevresel kirliliğin bu kadar arttığı, tarım ilaçlarının kullanıldığı, genleriyle oynanmış meyve ve sebzelerin bol tüketildiği bu dönemde umutsuz düşünmeyip bilinçli tüketici olursak hala sağlıklı beslenebiliriz, sebzeleri taze meyveleri olgun ve mevsiminde tüketmeliyiz.

4. Kış aylarında cildimize iyi gelecek gıdalar hangileridir ve nelerden uzak durmalıyız?

    Yeteri kadar antioksidan tüketmeliyiz. Gıdalarımızın içindeki en önemli antioksidan maddeler şunlardır.

  • A vitamini (havuç, domates)
  • B vitamini (buğday, bulgur)
  • C vitamini (çilek, limon)
  • D vitamini (yumurta, yoğurt)
  • E vitamini (fındık, ceviz, badem)
  • Polifenol (üzüm çekirdeği)
  • Kateşin (yeşil çay)
  • Likopen (domates)
  • Meyve ve sebzelerin rengi ne kadar canlı ve parlaksa (kızılcık, böğürtlen, çilek, domates vb) bağışıklık sistemini güçlendirme ve antioksidan etkileri o kadar fazladır. (Ancak buradaki parlaklık, tamamen doğal ve organik olarak yetiştirilmiş meyve ve sebzelerdeki parlaklıktır. Kimyasal işlem görmüş, hepsi aynı boyda ve şekildeki parlak görünümlü meyve ve sebzeler için geçerli değildir!)

  • Doygunluk hissini beklemeden sofradan kalkın.
  • Sigara ve alkol kullanmayın. Aşırı Alkol tüketimini cildiniz ödeyecektir unutmayın. Alkol; asealdehit ve boş kalori içerir yani besin öğesi içermez. Votka, cin gibi sert likörler insülin seviyelerini yükseltir.
  • Kereviz, havuç, pancar, buğday çimi, siyah çekirdekli üzüm, yoğurt, pey­nir, domates, kükürtlü sebzeler (kuru soğan, sarımsak, pırasa, karnaba­har), sarımsak, zerdeçal, tarçın, sardunya, somon, yağlı balıklar, zeytinyağı, yaban mersini ve kirazı mevsiminde mutlaka tüketin, sofranızdan eksik etmeyin.
  • Greyfurt, portakal, kivi, soğan, biber gibi besinler kolajeninizi korumanı­zı, daha sıkı ve elastik cilde sahip olmanızı sağlar.

5. Cildimize heran temas eden sabunlar için ‘Bol köpüreni en iyi temizleyenidir.' derler... Bu doğru bir bilgi midir?

‘İyi köpüren sabun kalitelidir' diye dolaşan teoriler aslında kimyasal, ucuz, sentetik, yüzey aktif ajanların yani sentetik köpürtücülerin karıştırıldığı formüllerdir.

Sabun, sıvı sabun, şampuan, diş macunu gibi ürünlerde kullanılan tehlikeli kimyasal maddeler (sodyum isethiyonat, steraik asit vb), insan sağlığını tehdit eden kimyasallardandır. Yapılan bilimsel çalışmalarla birlikte kimyasalların vücudumuzda verdiği zararların artık farkına varılmaya başlandı. Bu ürünlere yığınla köpürücü, renklendirici, koku verici madde, parafin türevleri, gıdalarda yasaklanmış koruyucu maddeler ilave ediliyor. Hayvansal yağlar hangi şartlar altında sabunlaştırılıyor, bu konuda hiçbir bilgimiz yok!

6. Kendimiz doğal sabun yapabilir miyiz?

Genelde sodyum hidroksit kullanılarak sabun yapılmaktadır ama tamamen doğal diyorsak kefir ve kül ile yapılanı tercih etmeliyiz...

7. Bu kadar cilt sağlığı ve doğal yöntemlerden bahsetmişken okuyucularımıza kendi evlerinin özelinde yapabilecekleri bir yüz maskesi önerebilir misiniz?

Elbette... Maskeyi kullandıklarında ciltlerindeki tüm yorgunluğun gideceğini hissedecekleri bir maske tarifi verelim.

    CANLANDIRICI MASKE

    MALZEME:

  • 1 adet olgun avokado
  • 1 yemek kaşığı doğal ev yoğurdu
  • 1 tatlı kaşığı avokado yağı
  • HAZIRLAMA:

    Avokadolar püre haline getirilir. Diğer malzemeler eklenir. Temizlenmiş yüze ve boyuna uygulayıp, göz hizasına gelmeyecek şekilde sürülür.15 dakika bekletilir. Sonra ılık suyla durulanır.

KAYNAK: http://www.haber7.com/yazarlar/serdem-coskun/972624-cok-kopuren-sabun-ve-gunes-yanyana-gelirse-iste-o-zaman-yandin